nerelerdesiiinnnnnnn :))))))))
sınavım var
offf yaaa :)))
iyi akşamlarımı getirdim solmasınn :)))
hoşgeldinnnnnnnnnnnnn...
hoşbuldukkkk
nasılsın ??
:))
merhabalar :)))
merhabalar yüreğinizden eksik olmasın:)
devrik bir cümleyim ben yüklemi bile olmayan...
yıkılacak bir yerde duruyorsun
rüzgarın parmaklarını hiset/sen
ya da çevir/sen esintiyi doğduğu yöne
n yazardı yıldızlar gecenin avuçlarına çoğul kalemleriyle...
İÇE KAPANIŞ
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplarıyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.
Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.
CHARLES BAUDELAİRE
biraz daha yolumuz var
az sonra vagonu boşaltacağız ama
geride bir tren bir vagon bir de istasyon kalacak
yolcu olmaya can atacağız
yolculuğumuz bitmiş olacak
kondiktör var mı derken .....
birikmiş kelimelerim var
ama
ö-y/lesi korkağım...
kim götürdü yel değirmenlerine savaş açabilicek gözü karalığımı
deliliğimi kim aldı...
"imkansız sözcüğünün içerisinde esen bir rüzgar var"
küçük iskender
"yazarlar ölünce kitap olurlar"
ne doğru demiş -borges-
ve hayat her daim tekrardan ibaret...
ve hayat her daim kanatıyor...
ve hayat yaşatmıyor adına tezat...
ve hayat...benim için artık bayat...
hoşgeldin ... arkadaşım ...şiirin limanına.
çok hoş buldum (:
Tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı
Tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
Tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
Tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
Tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
Tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
Zürafayı yarattığında sarhoştu
Uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
Ve intiharı yarattığında bunalımdaydı
Senin yatakta uzanmış halini yarattığında
ne yaptığını biliyordu
sarhoştu ve kafası kıyaktı
Ve sonra dağları ve denizi ve ateşi
aynı anda yarattı
Bazı hataları oldu
Ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
tüm Kutsal Evren' in üzerine boşaldı.
Anathema
Lost Control
Life has betrayed me once again,
Hayat bana bir kez daha ihanet etti
I accept some things will never change.
Bazı şeylerin hiç değişmeyeceğini kabul etmiştim
I've let your tiny minds magnify my agony,
Küçük akıllarınızın benim ıstırabımı büyütmesine izin verdim
And it's left me with a chem'cal dependency for sanity.
Ve o beni bir kimyasal bağımlılıkla bıraktı akıl sağlığım için
Yes, I am falling... how much longer till I hit the ground?
Evet düşüyorum... yere çarpmam ne kadar sürer
I can't tell you why I'm breaking down.
Neden kırıldığımı sana söyleyemem
Do you wonder why I prefer to be alone?
Neden yalnızlığı seçtiğimi merak ediyor musun
Have I really lost control?
Gerçekten kontrolümü kaybediyor muyum
I'm coming to an end,
Bir sona geliyorum
I've realised what I could have been.
Ne olabileceğimi anladım
I can't sleep so I take a breath and hide behind my bravest mask,
Uyuyamıyorum ve bir nefes alıyorum ve en cesur bir maskemin arkasına saklanıyorum
I admit I've lost control.
Kontrolümü kaybettiğimi kabul ediyorum
"hayat bana bir kez daha ihanet etti
kontolumü kaybettiğimi biliyorum"
Gözyaşını Gördüm
Gözyaşını gördüm –iri, saydam gözyaşını
O mavi gözden akan;
Ve sonra düştüğünü gördüm
Menekşe çiy tanesinin;
Gülücüğü, safirin ışığını gördüm
Senin yanında soldu
Güçlü ışınlarla dolu bakışının
Yeri doldurulamadı;
Bulutlar uzaklardaki güneşten
Akşamın karanlığını
Ürküten koyu, tatlı bir renk aldığında
En karamsar insanlara
İlettiğin o kıvançlı, şen yanını
Gökten usulca siler;
Oysa gözlerinin arkasındaki ışık
Solmaz yüreklerden.
Lord George Gordon Noel BYRON
yüreği güzel dostum aldım kucak dolusu merhabanı yüreğine sağlık :))
"ben bir denizim kendi içinde taşan, ben bir denizim uçsuz bucaksız kıyısız hür bir deniz...."
"bir martıyı ağlattın sen"
küçük iskender
*Köprünün üstünde*
Köprünün üstünde durmuşum geçende
Karanlık geceye bürünmüşüm.
Bir türkü duyulur uzaklardan
Altın damlalar yağardı bir de
Ürperen aynasında suyun
Gondollar, ışıklar, bir de müzik
Geçmiş kendinden, yüzdüler alaca karanlığa doğru
Ruhum, şu görünmez parmakların dokunduğu çalgı,
Bir venedik türküsü söyledi gizlice,
Boyam boyam mutluluk içinde ürpererek.
__Bir duyan varmı dersin?
Nietzsche